Web sitemize hoşgeldiniz, 15 Mayıs 2022

PROSTAT KANSERİNİN DÜNYA ÇAPINDA SEYRİ

PROSTAT KANSERİNİN DÜNYA ÇAPINDA SEYRİ

Prostat Kanserinin Dünya Çapında Seyri

-Gelişmiş ülkelerde  erkeklerde en sık rastlanan kanser prostat kanseridir(ikinci sırada akciğer kanseri, üçüncü sırada barsak sistemi kanserleri-kolorektal kanserler),

-yeni prostat kanseri teşhisi gittikçe artmaktadır. Bu artışta PSA testinin yaygın kullanımı(buna tıbbi literatürde “tarama” denmektedir) önemli rol oynamaktadır. Tarama çalışmalarıyla yani 45-50 yaş ve üzeindeki erkeklerde yıllık PSA testi ile prostat kanseri teşhisi daha erken evrede(yani kanser prostat dışına çıkmadan, yayılmadan) tespit edilebilmekte, bunun sonucu olarak da kanser büyük oranda tedavi edilebilmekte, sonuçta da prostat kanseri sebebiyle ölüm oranı düşmektedir.

-Yıllık PSA testi yapılmasının yararı yanında tıpta “over treatment ve over diagnosis” denen Türkçe karşılığı “aşırı, gereksiz teşhis ve tedavi” anlamına gelebilecek zararları da olmaktadır. Bu şu anlama gelir; prostat kanseri kendi içinde risk guruplarına ayrılır. Bunlar “çok düşük, düşük, orta ve yüksek risk gurupları” dır. Günümüzde çok düşük ve düşük risk gurubunda olan prostat kanserlerine radikal tedaviler denen ameliyat(radikal prostatektomi) yada radyoterapi(ışın tedavisi) yapılmamakta, herhangi bir hormon tedavisi de verilmemekte, “aktif izlem” denen takip yapılmakta, yıllık takiplerde kanserin derecesinde yükselme görülürse ameliyat yada radyoterapi tedavilerine o zaman başvurulmaktadır. Aktif izleme alınan hastaların ortalama %30-35 inde ilerleme görülürken %65-70 inde ilerleme görülmemektedir. Dolayısıyla çok düşük ve düşük risk gurubunda olan bir prostat kanserine ameliyat yada radyoterapi yapılırsa %65-70 ihtimalle gereksiz bir tedavi(over treatment) yapılmış olacaktır. Yıllık PSA takibi yapılmasının bu gurup riski düşük kanserlerin aşırı teşhisine(over diagnosis) yol açması ve bir kısım hastaların da korku ve endişeden gereksiz ameliyet olması gibi sonuçlar da doğabilmektedir. Bu sebeple bu tür taramaların en uygun yaş  olan 55-69 yaş gurubuna yapılması önerilmektedir.

-2013 de yeni prostat kanseri  vakalarının %63.2 sine  ve prostat kanseri sebebiyle ölümlerin de %59.1 ine  gelişmiş ülkelerde rastlandığı(muhtemel sebebi gelişmiş ülkelerde tarama çalışmalarının sık yapılması ve istatistiklerin düzenli tututlması olabilir),

-1990-2013 döneminde 70 yaş ve üzerindekilerde yeni teşhis edilmiş prostat kanseri oranının 3 kat arttığı(PSA testi uygulaması 1990 lı yıllarda başlamıştır),

-1990-2013 döneminde 70 yaş ve üzerindekilerde prostat kanserinden ölümlerin 2 kat arttığı, tüm prostat kanseri sebebiyle  ölümlerin global seviyede %80.9 unun 70 yaş ve üzerindekilerde olduğu bildirilmiştir(1).

-Konuyla ilgili 1990-2015 dönemini kapsayan, prostat kanserinin global, bölgesel ve milli toplulukta seyrini araştıran çalışmada da; hayat boyu prostat kanseri olma riskinin %15 ve prostat kanseri sebebiyle ölüm riskinin %3 olduğu, prostat kanseri sebebiyle ölümlerin kanser ölümlerinin 3.sırasını oluşturduğu,

-1990 dan 2015 kadar prostat kanserine rastlanma sıklığının  3.7 kat arttığı,

-yeni teşhis edilmiş prostat kanserlerinin en çok batı Avrupa ülkelerinde olduğu,

-prostat kanseri sıklığının  en yüksek olarak gelir seviyesi yüksek ülkelerde olduğu, bunun sebebinin de PSA taramasının bu ülkelerde yüksek olması olabileceği(yani gelir seviyesi yüksek kişilerin sağlığına daha fazla dikkat etmeleri bu sebeple düzenli PSA testi ve muayene yaptırmaları), bunun bazı zararları(overdiagnozis, overtreatment) yanında ileri evre yada metastatik(prostat dışına çıkmış ve başka organlara geçmiş) prostat kanseri sıklığını azalttığı,

-genel seyir olarak prostat kanseri sıklığının artmasına rağmen prostat kanseri  sebebiyle ölümlerin azalma gösterdiği, bunun sebeplerinin cerrahi teknolojide iyileşmeler, radyoterapide ilerlemeler, daha etkili hormonal ve kemoterapötik ajanlar geliştirilmesi olabileceği,

-gecikmiş teşhisin daha yüksek sayıda mortaliteye(ölüme) neden olduğu(gelir seviyesi düşük kişi ve ülkelerde bu önemli bir sebeptir),

-gelişmiş ve gelişmemiş ülkeler arasındaki farkın sadece PSA tarama stratejileri ve tedavi yaklaşımları olmadığı, prostat kanserinde  genetik farklılıkların, hayat tarzının, çevresel faktörlerin, beslenme tarzının, eğitim seviyesinin de etkili olduğu bildirilmiştir(2).

 

1-Dy GW, Gore JL, Forouzanfar MH, et al: Global burden of urologic cancers, 1990-2013. Eur Urol 2017:71;437-446.

2- Pishgar F, Ebrahimi H, Moghaddam SS, et al: Global, regional and national burden of prostate cancer, 1990 to 2015: Results from Global Burden of Disease Study 2015. J Urol 2018:199;1224-1232.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.