Web sitemize hoşgeldiniz, 15 Mayıs 2022

PROSTAT KANSERİNİN OLUŞMASINDA ETKİLİ FAKTÖRLER

PROSTAT KANSERİNİN  OLUŞMASINDA ETKİLİ FAKTÖRLER

-Prostat kanseri neden olur sorusuyla binlerce defa karşılaşmışızdır. Hastalarda  “ şu gıdaları yemen sebebiyle olmuştur yada şu ilaçların yan etkisiyle olmuştur veya stresten olmuştur”gibi net bir cevap beklentisi vardır. Günümüzde kanser teşhis ve tedavisinde çok büyük ilerlemeler olmasına rağmen yukarda sorulan soruya hala net bir cevap henüz yoktur. Ancak bilimsel araştırmalar bu soruya verilecek cevap için bazı ipuçlarını bize göstermektedir. Kansersiz prostat büyümesi ve prostat kanseri aynı yaşlarda başlar, her ikisi de birlikte oluşur, yani kansersiz prostat büyümesi başladığında hastaların bir kısmında prostatın belirli bölgelerinde kanser oluşmaya başlar. Kanserli bir prostatın kanser dışında kalan kısmında kansersiz prostat büyümesi devam eder. Eğer müdahale edilmezse bir süre sonra kanser prostatın diğer kısmlarını da kaplayarak prostatın tümü kanserli dokuya dönüşür.

Prostat kanserinin sebepleri  ile ilgili bilinen birinci faktör yaşlanmadır. Erkeklerde yaş ilerledikçe prostat kanserine rastlanma sıklığı artmaktadır, ayrıca ileri yaşlarda rastlanan prostat kanserlerinin kötülük derecesi(agressivite) daha erken yaşlarda rastlananlara göre daha yüksek bulunmaktaır.

İkinci bir faktör olarak genetik ve ırksal yatkınlık söylenebilir. Siyah ırktan olanlarda beyaz ırktan olanlara göre prostat kanserine daha sık rastlanmakta ve bunlarada rastlanan prostat kanserlerinin kötülük derecesinin daha yüksek olduğu, seyrinin daha kötü olduğu bilinmektedir. Burada prostat kanserine  genetik bir yatkınlık olduğu söylenebilir. Tersine Asya toplumlarında(özellikle Japonlarda) prostat kanserine Amerikan toplumuna göre daha az rastlandığı bilinmektedir. Bu sonuç  da prostat kanserine genetik yatkınlığın az olmasına bir örnek olup burada birazdan bahsedeceğimiz çevresel faktörlerin(özellikle Japonların beslenme tarzının Batılılara göre çok farklı olmasının) de rolü vardır. Prostat kanseri ve genetik geçiş ile ilgili bilgililer ayrı bir başlık altında anlatılmıştır.

-Üçüncü bir faktör olarak çevresel faktörler söylenebilir. Bu faktörler beslenme ve kanserojenlere maruziyetle ilgili faktörlerdir. Asya toplumu ile Batı toplumları arasında beslenme tarzı yönünden en önemli fark Batılıların Asya toplumlarına göre yağ oranı yüksek, protein oranı yüksek  ve doymamış yağ asitlerini yüksek oranda ihtiva eden gıdalarla beslenme tarzıdır. Prostat kanserinin en az sıklıkla rastlandığı toplumlardan Japonların beslenme tarzında deniz ürünlerinin, omega 3 ihtiva eden gıdaların ve bitkisel ürünlerin  yüksek oranda tüketilmesi dikkat çekmektedir. Yapılan bir araştırmada Amerika’da yaşayan Japonlarda prostat kanseri sıklığının diğer Amerikan toplumuna göre daha düşük bulunduğu, Amerika’da yaşayan Japonlardaki prostat kanseri sıklığının Japonya’daki Japonlara göre daha yüksek bulunduğu bildirilmiştir. Bu ilginç bir araştırma olup çevresel faktörlerin(özellikle beslenme tarzının) prostat kanseri gelişimindeki rolüne tipik bir örnektir. Çevresel faktörlerden kimyasallara maruziyetin de prostat kanseri riskini arttığı iddia edilmektedir, sıgaranın prostat kanseri gelişmesindeki rolü spekülatifdir. Yani sıgaranın bu riski arttırdığını iddia edenler olduğu gibi böyle bir iddiayı doğrulamayanlar da bulunmaktadır.

-Dördüncü bir faktör olarak obezite söylenebilir. Obezlerde normal kilolulara göre prostat kanserine daha sık rastlanmakta ve bunlardaki prostat kanserlerinin normal kilolulardakilere göre kötülük derecesinin daha yüksek olduğu bilinmektedir.

-Beşinci bir faktör olarak prostatla ilgili müzmin(kronik) enfeksiyonlarında kanser gelişme riskini arttırdığı iddia edilmekle birlikte bu konuda farklı görüşler vardır.

-Prostat kanseri gelişmesinde erkeklik hormonu olan testosteronun rolü bilinmektedir. Bilinmelidir ki vücutta testosteron var olduğu sürece prostat kanseri gelişme riski de var olacaktır. Buna çare olarak prostat kanseri gelişmemiş kişilerde kanser gelişimini önlemek için testosteron kaynağını yok etmek(testislerin alınması) düşünülemez. Testislerde oluşan testosteronun  prostat içinde daha güçlü bir formuna dönüşmesini sağlayan “5 alfa redüktaz tip 2 enzimi” nin doğuştan eksikliği olanlarda prostat kanseri gelişmemektedir(1). Ergenlik çağından önce bir sebeple testisleri alınmış olanlarda da sonraki hayatında prostat kanseri gelişmemektedir.

-Prostat kanserine batı toplumlarında Asya toplumlarına göre daha sık rastlanmasının önemli sebeplerinden biri de Batı tolplumlarında Asya ülkelerine göre prostat kanseri araştırmaları(tarama çalışmaları) daha sık yapılmakta, sonuçta da prostat kanseri oranı daha yüksek bulunmaktadır. Asya toplumlarında da prostat kanseri araştırmaları Amerika yada Batı’daki kadar sık yapılsa aradaki fark belki de  daha aza inebilecektir.

1-Imperato-McGinley J, Zhu YS. Androgens and male physiology the syndrome of 5alpha-reductase-2 deficiency. Mol Cell Endocrinol. 2002 Dec 30; 198 (1-2):51-9.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.