Web sitemize hoşgeldiniz, 20 Mayıs 2022

Prostat Gerçeği

Herkesin anlayacağı bir dille “PROSTAT GERÇEĞİ”

 

”…Bu kitapta ergenlik çağı ve üzerindeki -özellikle 45-50 yaş ve üzerindeki- her erkek kendisiyle ilgili bir şeyler bulacaktır..”

”…Genetik geçişli olan prostat kanserlerine genetik geçişli olmayanlara göre daha erken yaşta rastlandığı bilinmektedir…”

”…50 yaşında bir erkeğin hayat boyu her türlü prostat kanserine yakalanma riskinin %16-17 olduğu kabul edilmektedir…”

”…yüksek hacimli prostatlarda kansere rastlanma oranı düşük hacimli prostatlara göre daha azdır…”

”…Prostatı büyük olanların idrar şikayeti daha fazla olur, prostatı küçük olanların şikayeti az olur’ şeklinde bir genelleme yapılamaz…”

”…Genel görüş olarak kansersiz prostat büyümesi ve buna bağlı işeme zorluğu şikayetleri gelişiminde beslenme tarzının ve gıdaların rolü yadsınmamakla birlikte, bunların birincil rol olmadığı kabul edilmektedir…”

”…kişisel görüşüme göre sadece stresin kansere yol açtığını düşünmek hatalıdır. Ancak stresin yüksek seviyede olması vücudun kansere karşı direncini zayıflatır…”

”…Bir kişide prostat kanseri olmadığını garanti edebilecek hiçbir PSA değeri olmadığını, ama PSA değeri yükseldikçe prostat kanseri olma ihtimalinin yükseldiğini” söyleyebiliriz…

 

”Doktor-hasta ilişkilerinde yıllardır ”hastanın yeterli bilgilendirilmediği” görüşü yaygındır. Kişisel kanaatime göre, bu algıda doğruluk payı bulunmaktadır. Söz konusu iletişimin doğru kurulamaması, kamuoyuna yansıyan kimi örneklerde de görüldüğü gibi hukuki sorunlara da yol açabilmektedir.

Yeterli bilgilendirilmeme hastanın doktora güvenini negatif yöne çevirebilirken, hastanın merak, algılama seviyesi de doktor-hasta ilişkisindeki iletişimi pozitif ya da negatif etkileyebilmektedir. Doktor yaşanan sorun karşısında hastanın olasılıklarla ilgili merakının yapıcı olduğunu gördüğünde, algılamasının açık olduğunu hissettiğinde bir anlamda kendini daha detaylı bilgi vermeye mecbur hisseder. Bu çerçevede hastalara şikayetleri ile ilgili temel bilgiler aktarmak, bizleri de daha iyi iletişim kurmaya, hastalara doğru ve yeterli bilgi vermeye zorlar. Hasta-doktor iletişiminde ortak bir dilin kullanımı, anlaşılabilir kelimelerle konuşmak konunun özünü oluşturmaktadır. Herkesin tıbbi terim ve terminolojiyi bilmesi gerekmemektedir. Doktor olarak bizler gerek aldığımız temel eğitimde gerekse meslek hayatımızda literatür takibi ve kitaplar sayesinde bu terminolojiye günlük dilimiz gibi alışmış bulunuyoruz. Hatta tıp literatüründe birçok kelime ve terminoloji kısaltmalarla kullanılmaktadır. Örneğin kitabımız ana konusunu oluşturan prostat kanseri için tıbbi literatürde ”Pca” kısaltması kullanılmaktadır. Kısaltma kullanımı günümüzde o kadar yoğunlaşmıştır ki konuyu takip edenler bile, bir makaleyi okurken o makalenin başındaki kısaltmalara birkaç defa bakmak zorunda kalabilmektedir. Bu sebeple tıp mensubu olup, başka branşta olan bir kişinin de birçok raporu anlaması, literatüre tam anlamıyla hakim olması mümkün olamamaktadır. Bütün bu zorluklar dikkate alındığında özellikle tıp camiası dışındaki kişilere, tıbbi terim ve terminolojileri kullanmadan, kullanmak zorunda kalındığında da anlaşılır şekilde açıklamalarını yaparak, ”Prostat Gerçeği”ni anlatmaya çalıştığım bu kitap, 3 yıllık titiz bir çalışmanın ürünüdür. Kitabın yazılması esnasında çoğu zaman empati yaparak, kendimi bir iktisatçı, hukukçu, işçi ya da mühendis farz ederek, ”Bu cümleden ne anlaşılıyor?” diye sorup, yazılanı anlaşılır hale getirmeye çalıştım. Ancak itiraf etmeliyim ki bu iş bir tıp kitabı yazmaktan daha zormuş. Bazen tıbbi bir terimi açıklayabilmek için birkaç cümlenin gerektiği, tıpta her şeyin Türkçeleştirilemeyeceğini gördüğüm bu çalışmamda, tüm gayretime rağmen tıbbi terminolojiyi zaman zaman kullanmak zorunda kaldım. Çünkü prostat konusu ne yaparsak yapalım bu kısaltmalardan ve terimlerden soyutlanamaz. Bu nedenle kitabımın başında hem merak edenler hem de meslektaşlarım ve öğrencilerim için kullandığım tıp literatüründeki kısaltmaların açılımlarına yer verdim. Konuları aktarırken de kullanmak zorunda olduğum her kısaltmayı en anlaşılır ifadesiyle aktarmaya çalıştım. Okuyucu kitlesi olarak tıp mensubu olmayan kişileri hedeflediğim bu kitap, üroloji bilimiyle ilgilenenlerin yanı sıra tüm tıp camiasına da hitap eden bir çalışma haline gelmiştir.

Prostat kanseri, kansersiz prostat büyümesi, prostatın iltihabi hastalıkları, bunların belirtileri, teşhis ve tedavi yöntemleriyle ilgili bilgileri anlaşılır şekilde aktarmaya çalıştığım kitabımda, yıllardır kulaktan kulağa yayılan, hastalıkların doğru olup olmadıklarını bilmedikleri yaygın kanaatler hakkında doğru ve tıbbi gerçekleri de bulacaksınız. Kitapta, konu başlığı altında bilgileri aktarırken, o konuda yaygın olarak kabul edilen görüş ve araştırma sonuçlarına da yer vermeye gayret ettim. Bunu açıklamamın sebebi, okuyucunun o başlık altındaki bilgileri okurken birbirine zıt görüşler olduğunu, aynı konuda farklı araştırma sonuçları olabileceğini bilmesi içindir.

Kitabımın klasik bir ders kitabı olmadığını tekrar vurgulamak istiyorum. Kitap, birçok kaynaktan yararlanılmakla birlikte, ağırlıklı olarak kendi bilgi ve deneyimlerimi kapsamaktadır.

Tüm okuyucularıma yararlı olması umuduyla sağlık dolu günler dilerim.”

Prof. Dr. Mesut Çetinkaya

Ekim 2015

İsteme Adresi: Meşrutiyet Caddesi 11/16 Kızılay – Ankara

GSM: 0532 646 15 34

e-mail: cetinkayamh@hotmail.com

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.